Hani bakmıştın ya gönlümden geçenleri okurcasına,Hani bir nazardı nabzın kaderdeki yerinde atışı,nabzın kendini buluşu.Dinliyorum şimdi kalp atışlarını.Senden öğrendim,musallada üşüdüğüm vakit nazarla yanışımı.Senden öğrendim nazarının nazından...
Temyiz değil hoşça kal deyip veda edişin,Ağırlaşıyor hasretinVe kendine iyi bak deyişin,diğer yüzüdür kasvetin.Git şimdi,yalnızlık zordur;sayıklayarak gitAdını unutsan da adımı sayıklayarak gitAnımsıyorsundur mutlaka zamanıAnlarıAnılarıAnlamınıBu an...
Gece!Ocak!Zifirî karanlık etekleri yüce ufkun.Tırmanmalıyım beynimdeki ikilemeye düşmek için…Zirvede miydi?Zirve yüksekler miydi?Ne olursa olsun tırmanınca nasılsa ince çizgi üzerinde bir anlık dalgınlıkla,belki dargınlıkla tutunacaktım eteklerine...
kan kırmızı gözlerimdenizin eşsiz maviliği ile hiç uyuşmadı burada…Yâr.!Ancak sükut ederim geceleriBaşıma vurulan balyoz darbelerine inatDinlendiririm gözlerimi,her hatırlayışımda senigözyaşlarımla…Bazen sema ağlar,deniz coşareşlik eder sızıma!Kaybediyorum usulca,yitiriyorum…Ahlarıma...
Belli etmeden sevseydim seniVe dahi varlığınla yetinerek tekZamanı hapsetseydim,sana bahşedilen zamanın terkineDuacın olsaydım evveline ve dilencin,ahirine…Bir gül alsaydım,sana verebilmenin hulyalarına götürecek bir gülUtancım yüzüme...
ZEHRA KORKMAZ Dağlarda kıyamet kopuyor. Dağlarda kızılca kıyamet, dağlarda telaş, nice kıpırtı, türlü çalkanış; yollar akıyor, yollar habersiz. Öylece duruyor çünkü dağlar, sanırsın dertsiz,...
Sokaklarında başıboş dolaştığım şehir,taht-ı revanındır senin…ve artık sana bırakılmıştır…akşamla yıkılırken şehrin burçları,devrilen bir hikayedir yalnızlığa açılan kapı…veda en büyük nümayiştir şehrin yaşadığı…
ve kar düşer toprağa. kristalize bir ses duyarım derininde benliğimin, sorar nasılsın diye? akşam erken olur, sabahlar hep erken… cemre de uzak… sınırsız düşlerimde koşar adım...
Kayİnceden bedenime dokunuyordu.Berraktı duygularım,seçebiliyordum.Yavaşça gözlerimi yumdum,durdum,derin bir nefes çektim.Hoş,sigara dumanının gece ayrı bir zevki de yok değildi…Nasıl da sarıvermişti de beni içine gece,güvenimi zedeleyici izlenimini...
Ağlayacaksın,Tâ ki yeryüzüne dökülen yağmur gibi,Gönlüne dökülünceye ağlayacaksın,Hüznü sorduğumda sana,solmak yerineSorgumu yeşeren yanlarına bağlayacaksınGülümseyeceksin,Tâ ki yeryüzüne doğan güneş gibi,Gönlüne doğuncaya gülümseyeceksin,Huzur dediğimde sana,almak yerineDeyişimi sararan...